İlimiz Nevşehir
Peribacaları - Kozaklı Kaplıcaları - Diğer Kaplıca Ve İçmeceler
Peribacaları
Vadi yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı
aşındırmasıyla ‘Peribacası’ adı verilen ilginç oluşumlar ortaya çıkmıştır. Sel
sularının dik yamaçlarda kendine yol bulması, sert kayaların çatlamasına ve
kopmasına neden olmuştur. Alt kısımlarda bulunan ve daha kolay aşınan malzemenin
derin bir şekilde oyulması ile yamaç gerilemiş, böylece üst kısımlarda yer alan
şapka ile aşınmadan korunan konik biçimli gövdeler ortaya çıkmıştır. Daha çok
Ürgüp civarında bulunan şapkalı peribacaları konik gövdeli olup, tepe
kısımlarında bir kaya bloku bulunmaktadır.
Gövde tüf, tüffit ve volkan külünden oluşmuş kayaçtan; şapka kısmı ise lahar ve ignimbirit gibi sert kayaçlardan oluşmaktadır. Yani şapkayı oluşturan kaya türü, gövdeyi oluşturan kaya topluluğuna oranla daha dayanıklıdır. Bu peribacasının oluşumu için ilk koşuldur. Şapkadaki kayanın direncine bağlı olarak, peribacaları uzun veya kısa ömürlü olmaktadır . Peribacaları adıyla anılan ilginç oluşumlara, dünyada yalnızca Nevşehir’de rastlanır. Peribacalarının bulunduğu alan doğal engellerle adeta çevrilerek korunmuştur. Kuzeyden Kızılırmak’ın 18km’lik bölümü, doğudan Damsa Çayı, batıdan Nevşehir Çayı, güneyden ise Oylu ve Kermil dağlarıyla çevrelenen bu alan, yaklaşık 288km’dir. Bu volkanik kökenli kesimde, altta tüfler, üstte ise bazalt ve andezitler vardır.
Yöredeki tüf katmanlarının kalınlığı çok değişmektedir. Damsa Çayı Vadisi’nde bu oluşumlar yer yer yüzeye çıkmış durumdadır. Tabakanın kalınlığı yer yer 100m’ye ulaşmaktadır. Başlangıçta tüflerin üzerini tümüyle örten bazalt ve andezitlere bugün yalnızca bazı kesimlerde rastlanmaktadır. Bu bazaltlar, ya konilerin üzerinde iri bloklar halinde ya da Ürgüp ve çevresinde görüldüğü gibi, tüflerin üzerinde kornişler oluşturmuştur. Ayrıca tüflerin içerisinde kil ve neojen göl tortullarına rastlanır.
Peribacalarının bulunduğu bölge, önce miyosende bazalt lavları ile örtülmüştür. Andezit ve dazitler ise piyosende yüzeye çıkmış ve bu arada Erciyes’ten püsküren tüfler bu alanı bütünüyle kaplamıştır.
Yöre, birçok değişim geçirmiş ve asıl görünümünü, kuvaternerde kazanmıştır. Çünkü bölgedeki volkanik etkinlikler, kuvaterner başlarında son bulmuştur. Bu nedenle bundan sonrakiler, küçük değişikliklerden öteye gidememiştir.
Elverişli yörelerde, ilk peribacaları IV. Zamanda ortaya çıkmıştır. Yanardağın sönmesinden sonra gelen yoğun yağmurlarla yüzey aşınması başlamıştır. Bu sırada vadiler genişlemiş, ve gerileyen yamaçlarda ilk peribacaları oluşmuştur.
Kapadokya Bölgesi’nde erozyonun oluşturduğu diğer peribacası tipleri; konili, mantar biçimli, sütunlu ve sivri peribacalarıdır.
Peribacaları en yoğun şekilde, Ürgüp-Uçhisar-Avanos üçgeni arasında kalan vadilerde, Ürgüp-Şahinefendi arasındaki bölgede Nevşehir Çat kasabası civarında görülür.
Peribacalarının dışında vadi yamaçlarında yağmur sularının oluşturduğu ilginç kıvrımlar bölgeye ayrı bir güzellik katmaktadır. Bazı yamaçlarda görülen renk armonisi, lav tabakasının ısı farkından dolayıdır. Bu oluşumlar Uçhisar, Çavuşin-Güllüdere, Göreme-Meskendir, Ortahisar-Kızılçukur ve Pancarlık’ta görülür.
Kozaklı Kaplıcaları
Kozaklı’nın güneyindeki dere yatağı boyunca, çok sayıda su kaynağı vardır. Toplam debisi 30 lt/sn’ye ulaşan bu suların bir kısmı dereye karışmakta, bir bölümü ise, bir süre açıkta aktıktan sonra yeniden yer altına çekilmektedir.
Kozaklı’nın doğusunda özel idarenin eski Kozoğlu Hamamı vardır. Günümüzde bu hamam, havuz taşları dışında bütünüyle yıkılmış durumdadır. Suyu az olmakla birlikte, Türkiye’nin radyoaktif olma özelliği en yüksek kaplıcalarından biri budur. Sondajla toplanan suyun bir bölümü, yeni yapılan turistik motellerde kullanılmaktadır. Üç ayrı havuzdan birbirine akıtılarak soğutulan su, banyolara ve dairelere verilmektedir.
İlçedeki belediye eski hamamının sıcak su gereksinimi de bu kaynaklardan karşılanmaktadır. Hamamın kadın ve erkekler bölümlerine iki ayrı kaynaktan su gelmektedir.
Kozaklı’daki Uyuz Kaynağı, suyu en soğuk (27 0C) olanıdır. Radyoaktif olan bu sudan, öbür kaynakların soğutulmasında yaralanılmaktadır.
Kozaklı’daki sondaj kuyusu, Kozoğlu Hamamı, Belediye Hamamı ve Uyuz Hamamı’nın suları; kloro-bikarbonate ve sülfatlı alkalik, toprak alkalik karışık sulardır. 30
Kozaklı Kaplıcaları’ndan iltihabı olmayan romatizmal hastalıkların, kireçlenmelerin, cilt hastalıklarının, kemik, eklem ve kas hastalıklarının, damar sertliklerinin, mantar hastalıklarının tedavisinde başarılı sonuçlar alındığı gözlenmiştir.
Diğer Kaplıca Ve İçmeceler
Gümüşkent (Salanda) İçmecesi
Gülşehir’in Gümüşkent kasabasının kuzeyindedir. Gülşehir- Hacıbektaş karayolundan 3km içerde yer alan bu içmecenin düzenli bir yolu yoktur. Su, yarısı doğal betonlaşmış bir havuzun içinden kaynamaktadır. İkinci bir havuzda toplanan su, bahçe sulamasında kullanılmaktadır. Saniyede yaklaşık 1 litre kaynayan su, yöre halkınca, deri hastalıklarında banyo yoluyla kullanılmaktadır. Ayrıca içme olarak da yararlanılmaktadır.
Gümüşkent İçmecesi, toprak alkali bikarbonatlı ve bol karbondioksitli bir madensuyudur. İçme olarak değerlendirildiğinde metebolizma hastalıklarında, karaciğer ve safra kesesi yetersizliklerinde yararlı olmaktadır.
Üzengiçay İçmecesi
Ürgüp’ün 3km kadar güneyinde, Üzengiçay’ın yatağının iki yanında kaynamaktadır. Yüzeye çıkarken pirit parçaları da sürükleyen bu içmenin debisi 0,55 lt/sn’dir. Kuzeydeki kaynağın suyu ise, daha soğuk ve miktarı biraz daha fazladır. Her iki kaynak da hafifçe kükürtlü hidrojen kokuludur. Yöre halkı, çevresi ağaçlık olan içmeleri, genellikle mesire yeri olarak kullanılmaktadır. İçme olarak değerlendirildiğinde, karaciğer ve safra kesesi yetersizliklerinde yararlı olmaktadır.
Çorak ve Karakaya İçmecesi
Nevşehir-Avanos karayolu üzerindeki bu içmelerden, Çorak Suyu, il merkezine 5km uzaklıkta, Karakaya İçmecesi ise, 13km uzaklıktadır. Bu içmelerden insanlar, ancak günübirlik yararlanabilmektedir. Konaklama olanağı yoktur.
Alkali, tuzlu ve bikarbonatlı olan Çorak madensuyu, içme olarak değerlendirildiğinde, sindirimi kolaylaştırıcı, bu sistemde salgıyı artırıcı etki yapmaktadır.
Sodyum bikarbonatlı ve alkalik sulardan olan Karakaya İçmecesi de, mide ve bağırsak rahatsızlıklarında yararlı olmaktadır.
Ürgüp İçmece ve Kaplıcası
Su kaynağı, ilçe merkezinin 5km doğusunda bulunmaktadır. Kaplıca suyunun ısı derecesi, 14 0C olup, tuzlu, kokusuz, gazsız sular grubundan sayılmaktadır. Deri hasatlıklarının tedavisinde, su banyosundan ve kaynağın az ilerisindeki kükürtlü çamurdan yararlanılır.
Bahçeli İçmecesi
Kaynak, Bahçeli Köyü’nün kuzeybatısındadır. Suyu 18 0C olan bu içmece; fazla gazlı, kokusuz, bikarbonatlı sofra sularını ihtiva eder. Hazmı kolaylaştıran ve böbrekleri temizleyen bu su, aynı zamanda sofra suyu olarak da kullanılır.
Sarıkaya İçmecesi
Sulusaray Kasabası hudutlarında olup, şehir merkezine 8km mesafede bulunmaktadır. Erciyes Üniversitesi Turizm Yüksek Okulu’nun yanından, Belediye asfalt şantiyesinden geçilerek ulaşılır. Suyu; alkali, tuzlu, sodyum bikarbonatlıdır. Mide ve bağırsak hastalıkları tedavisinde kullanılır.yukarı
